TR
MAYIS 2010

DRAGOS ROYAL TOWERS İLE MİMARİ ANLAYIŞI DEĞİTİRİYORUZ

POSTA / 01.05.2010

Dragos Royal Towers ile mimari anlayışı değitiriyoruz Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz ile Kartal'da mimari tasarım anlamında oldukça farklı bir proje olarak gerçekleştirilen Dragos Royal Towers'ı konuştuk . Ziya Yılmaz, "Biz aslında yaptığımız projelerle kentin mimari anlayışını değiştiriyoruz. Dragos Royal Towers da böyle bir proje. Hem üreticinin hem tüketicinin konuta bakış açısını değiştiriyoruz." diyor. Dap Yapıdan ve yapı sektörüne dönük çalışmalarından bahseder misiniz? Ziya Yılmaz Daha çok belirli bir seviyenin üzerinde insanların yaşam standartlarına önem verdiği konutlar üretiyoruz. Yaklaşık 16 yıldır sektörde Faaliyet gösteriyoruz. Şu ana kadar binlerce konut ürettik. Ürettiğimiz konutlarda da olduğumuz bölgenin hakikaten yaşam standartlarını artıran, bölgeye kalite getiren, baktığınız zaman bölgede bir tablo gibi duran projeler ortaya koyuyoruz. Bugüne kadar çalıştığımız bölgeler hep çok gelişmemiş bölgeler oldu. Ama biz gerçekleştirdiğimiz projelerle o bölgelere daima bir katına değer sağladık. İstanbul 'a hatta bütün Türkiye'ye o bölgenin ismini duyurduk. Nem arazilerinin prim yaptığı hem konutlarının prim yaptığı alanlar haline gelirdik Özellikle Dragos Royal Towers projesiyle ilişkili olarak düşünürsek daha çok hangi segmente yönetiyorsunuz? Belirli bir seviyenin üzerinde konut üretiyoruz. Tabii ki hitap ettiğimiz insanlar da belirli bir alım gücünün üzerinde olan insanlar... Çalışma sistemimiz de bu vizyonda devam ediyor. Konutları yaparken de 50 yıl sonra da yaşanabilir konutlar olmasına çok dikkat ediyoruz. O zamanın ihtiyaçlarını da karşılayabilsin . Bu bakış açısını konutlarımıza yansıttığımız zaman Otomatik olarak konut fiyatlarımız da belirli bir seviyenin üzerine çıkryor. Projelerimizde kapalı havuzundan tutun açık havuzuna kadar , sosyal tesisler, yeşil alanlar, yaşam standartını yükselten tüm ayrıntılar muhakkak göz önünde bulunduruluyor. Projemizin bir önemli farkı da şu; örneğin otoparklarımız daima yerin altındadır. Hiçbir projemizde açıkta otopark göremezsiniz. Hepsini yerin altına koyuyoruz. Hakikaten ülkenin vizyonunu, vitrinini güzelleştiren bir turisti bile geldiği zaman binalarımıza baktıran projeler gerçekleştirmeye çalışıyoruz ve güzel projeler oluyor. Bu şekildi yolumuza devam ediyoruz. "Eğer ülkemizi seviyorsak, duruma sadece para odaklı bakmıyorsak, o zaman yaptığımız projeler geleceğe dönük projeler olmalıdır. Yarınlara yönelik projeler üretmeliyiz. Yarın çocuklarımızın, torunlarımızın bizlerle gurur duyabilecekleri projeler gerçekleştirmeliyiz ." Dragos Royal Towers projesi son zamanlarda kentsel dönüşüm çerçevesinde de pek çok projenin art arda gerçekleştirildiği bir bölge olan Kartal'da farklı mimarisiyle dikkat çekiyor. Proje fikri nasıl ortaya çıktı? Dragos Royal Towers projesinde aslına bakarsanız biz Dubai'den etkilendik. Birkaç yıl önce Dubai' ye çok sık gidip geldim veorada çok güzel projeler gördüm. Çok etkilendiğim için de buradaki mimarlarımıza projelerden söz ettim. Onlar da projeye o doğrultuda çalıştılar ve Dragos Royal Towers projesi ortaya çıktı. Baktığınız zaman bu proje aslında 2009 yılında sektörün sıkıntılı olduğu bir dönemde hakikaten sektöre çok büyük bir ivme kazandırdı. Moral verdi. Çünkü bizim çıkış fiyatımız ortalama 4500 ile 5800 YTL arasıydı . O tarihlerde İstanbul 'da bu kalitede böyle butik bir proje bu fiyatla satılmaz diye düşünülüyordu. Ama biz çok rahatlıkla projenin şu anda yüzde 80 satışını tamamladık. İnşaatın da yaklaşık yüzde 60' ı tamamlandı. Projeyi bu yıl sonunda teslim edeceğiz. Her şeyden önemlisi Türkiye' ye de böyle güzel bir proje kazandırmış olacağız. Peki projeyi çevredeki projelerden ayıran temel özellikleri nelerdir? Türkiye' deki projelerden ayıran başlıca özelliklerinden bir tanesi mimari konsept olarak çok farklı olması. İkincisi, biz projelerimizde suyu çok kullanıyoruz. Bu proje tamamı su içerisinde olan bir proje. Cam köprülerden binaya giriyorsunuz. Göletin üstünden geçiyorsunuz . Her bloğun girişinde lobisi var. 24 saat resepsiyon hizmeti olacak. Bu site içerisinde açık ve kapalı yaklaşık 5 bin metrekare bir sosyal tesis bulunuyor. Bir de denize çok yakın bir proje. Yaklaşık 100 adımda sahile ulaşabiliyorsunuz. Yapı son kullanıcıya ve kente neler katacak ? Biz aslında yaptığımız projelerle kentin mimari anlayışını değiştiriyoruz. Dragos Royal Towers da böyle bir proje. Hem üreticinin hem tüketicinin konuta bakış açısını değiştiriyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Bizim gibi bu bakış açısıyla çalışan firma saysanız, bir elin parmaklarını geçmez. Böyle projelerin çoğalması için de mücadele ediyoruz. Her platformda da şunu dile getiriyoruz; hepimiz ölüp gideceğiz, ama yaptığımız eserler ömür boyu yaşayacak. Eğer ülkemizi seviyorsak, duruma sadece para odaklı bakmıyorsak, ozaman yaptığımız projeler geleceğe dönük projeler olmalıdır. Yarınlara yönelik projeler üretmeliyiz. Yarın çocuklarımızın, torunlarımızın bizlerle gurur duyabilecekleri projeler gerçekleştirilmeli Dap Yapı olarak biz bu doğrultuda proje üretiyoruz. Bugün Kartal 'a bakıyorsunuz, Kartal tarihinde görmediği fiyatları ve görmediği projeyi bizimle görüyor. Bulunduğumuz bölgeye değer kattığımız gibi firmaların da vizyonunu değiştiriyoruz. Dragos Royal Towers projesinde öne çıkan detayları anlatır mısınız? Dragos sahilde bir bölge. İstanbul’un en büyük sahil bandında yer alıyor proje. E-5’e anında çıkabiliyorsunuz. Ulaşım sıkıntısı yok. Yine aynı bölgeden feribotla istediğiniz yere ulaşabiliyorsunuz. Sabiha Gökçen Havaalanı 'na çok yakın. İstanbul 'da ulaşım kolaylığı en önemli noktalardan biri zaten. Projede daireleri biraz büyük tuttuk. En küçük dairemiz 90 metrekareden başlıyor. Butik bir proje. İnsanların oturmak için satın aldığı konutlar olduğundan metrekareleri geniş tuttuk. Baktığımız zaman da ilk olarak en büyük dairelerin satıldığını görüyoruz. Oysa piyasada genel olarak ilk küçük daireler satılır. Büyük daireler hep sona kalır. Bizim bu projemizde tam tersi oldu ki büyük dairelerin metrekare birim fiyatları daha yüksek olmasına rağmen. Sosyal tesis olarak ise az önce bahsettiğim gibi kapalı ve açık havuzları var. 14 bin metrekare bir arazi olmasına rağmen 4 tane blok var, geri kalanının tamamı bu yeşil alan içerisinde. Suyu çok kullandık, binalar tamamen suyun içerisinde. Ve o göletler yine birbirine bağlantılı şekilde dizayn edildi. Kafeteryası, hamamları, restoranları var. Bu sitenin içinde ihitiyaçların karşılanmasına yönelik akla ne geliyorsa var. 212 daire var burada. Kat olarak da 16 kat iskan edilebilir alan var. Kat yüksekliği olarak ise yaklaşık 60 metre yüksekliği var. "Diyoruz ki yaptığımız konutlar 50 yıl sonra da yaşanılabilir konutlar olsun. O zamanın ihtiyaçlarını da karşılayabilsin. Hakikaten ülkenin vizyonunu, vitrinini güzelleştiren projeler gerçekleştirmeye çalışıyoruz ve güzel projeler ortaya çıkıyor. Bu şekilde yolumuza devam ediyoruz." Yapıda teknik anlamda nelere dikkat edildi? Şimdi artık binalar bilindiği gibi son teknolojiyle yapılıyor. Dragos Royal Towers’ta hem mimari tasarım olarak hem de statik olarak çok fark var. Kartal-Maltepe bölgelerinde zeminin sağlam olmadığına dair söylemler var. Ancak hem Maltepe 'de hem Kartal 'da yaptığımız projelerin zemini tamamen kaya. Biz burada aylarca kaya kırdık. Binaların yüksek olmasından dolayı da binaların altını tamamen kazıklarla soketiledik ki deprem olduğu zaman binaların salınım oranını düşürebilelim. Zemin çok sağlam. Tabii ki sistem olarak da, statik olarak da her şey deprem yönetmeliklerine uygun olarak vapıldı. Ödeme seçenekleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Fiyatlarımız şu anda 440 bin ile 1 milyon 730 bin TL arası değişiyor. Kriz nedeniyle ödeme listesini öyle çok sıkı tutmadık. Ertelenmiş peşinat şekliyle mesela 3 ay sonra peşinat ödenebiliyor. 5 ay sonra da ödeyebiliyorsunuz. O imkanı sağlıyoruz . Şu anda 40 aya kadar da Dap Yapı kaynaklarından finans sağlıyoruz veya banka kredisine yönlendiriyoruz. Proje için arazi seçiminde nelere dikkat ettiniz? Maliyetlerimiz yüksek olduğu için ve yaptıgımız projeler çok kaliteli, geleceğe dönük projeler olduğu için her yere bu projeleri uygulama şansımız yok. Mümkün olduğu katlar istanbul'un çekirdeği dediğimiz, ulaşım sıkıntısı olmayan, yerler seçmeye çalışıyoruz. Bu genellikle de E-5' in altından başlıyor Kartal-Maltepe'den Beykoz'a kadar uzanıyor. Avrupa yakasında ise,Kağıthane,Maslak, Şişli, Sarıyer gibi bölgeler tercih noktalarımız arasında yer aliyor. Genellikle bu hatlarda arazi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu proje İçin Dragos'u tercih etmemizdeki ana neden ise bölgenin gerçekten çok güzel ve etkileyici olması öte yandan hem sahilde yer alıp hem de İstanbul'un merkezi dediğimiz noktalara ulaşımın bu kadar kolay sağlandığı ender noktalardan biri. Burası hem gelişmiş hem gelişmeye açık olan bir bölge. Ondan dolayı bu bölgeyi tercih ettik. "İstanbul'da böyle butik bir proje bu fiyatla satılmaz diye düşünülüyordu . Ama biz çok rahatlıkla projenin şu anda yüzde 80 satışını gerçekleştirdik . İnşaatın da yaklaşık yüzde 60' ı tamamlandı. Projeyi bu yıl sonunda teslim edeceğiz. Her şeyden önemlisi Türkiye'ye de böyle güzel bir proje kazandırmış olacağız." Dünyayı etkisine altına alan ve Türkiye'de inşaat sektörünü de etkileyen global kriz sürecinde projeyi destekleyen mali ne gibi önlemler alındı? Biz bir defa krizde de olsak, krizin dışında da olsak yani yağmurlu havada da,güneşli havada da finansmanını hazırlamadığımız hiçbir projeye başlamıyoruz. Önce finansmanını hazırlıyoruz, projenin maliyeti neyse kendi öz kaynakalarımızdan onu oluşturuyoruz, ondan sonra projeye start veriyoruz. Sonrasında proje satılsa da satılmasa da biz projeyi zaten yapıp bitirmiş oluyoruz. Yani konutlarımızı satışa dayalı yöntemle üretmiyoruz. Asıl çıkış noktamız da bu. İnşaat sektörünün bugün geldiği düzeyi değerlendirir misiniz? Konut sektörü çok ilerledi, eskisi gibi değil. Eskiden İstanbul'da kooperatif tarzı yapılar vardı. Şimdi binlerce konut üretilmeye başladı. Bir bakıyorsunuz X bir şirket 2 bin, 3 bin konut birden üretiyor. Tabii diğer tarafından bakılınca da üretilen bu konutların şansa dayalı yöntemle üretildiği görülüyor. İnsanların kendi öz kaynağı çok kısıtlı olduğu için veya o proje yeterli olmadığı için de fiyatlar çok düşük tutuluyor. Bu bazen firmaları zarar ettirebilecek boyutlara da gelebilir, ki ben ondan biraz çekiniyorum işin doğrusu, inşaatlar yarım kalabilir, insanlar sıkıntıya girebilir. Bunun dışında gelişme olarak bakılırsa sektör gerçekten iyi durumda ancak başka sektörlerden hesabını kitabını bilmeden iş yapanlar sektöre bir miktar zarar verecektir diye düşünüyorum. Son olarak Dap Yapı bu projeyle ne söylüyor? Dap Yapı şunu söylüyor: Biz binlerce konul üretmiyoruz. Kiptaş değiliz, TOKİ değiliz. Özel butik projeler yapıyoruz. Farklı projeler yapıyoruz. Ama yapılan her projenin kim yaparsa yapsın kaliteli yapılması lazım. Kaliteden öteye vizyonu ortaya koyan projeler olması lazım. Ülkenin vitrinini güzelleştirelim. 50 yıl sonra da vatandaşın rahatlıkla yaşayabileceği,50 yıl sonra da ihtiyaçların karşılanabileceği projeler ortaya koyabilelim ki yarın torunlarımız bizimle gurur duysun. Dragos Royal Towers işte böyle bir projedir.

  • BASINDA BİZ
  • 01.05.2010
  • HABERİ PAYLAŞ :
Dap Yapı WhatsApp Hattı